Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/156 E. , 2022/4515 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/156
Karar No : 2022/4515
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2010/3,4,10,11,12, 2011/3, 2012/1,7. dönemleri tekerrür artırımlı vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2010/4, 9 dönemleri için 213 sayılı Kanun’un 371 maddesi uyarınca kesilen vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Şişli Vergi Dairesi mükellefi …, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi mükellefi …Temizlik Gıda Sağlık Bilişim ve Tur. Tic. Ltd. Şti., Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi ……hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Güneşli Vergi Dairesi mükellefi olan …Elektrik Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin ise faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatların adı geçen mükelleften alınan faturalardan kaynaklı kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, 2010/4 ve 9 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasına gelince davacı hakkında pişmanlık ve ıslah hükümlerinin ihlali sebebiyle cezanın kesildiği, davacı tarafından işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığından buna ilişkin kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeni ile artırılan kısımlarına ilişkin idare tarafınca herhangi bir açıklama ve belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı öte yandan somut tespit bulunmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taraflar istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, vergi inceleme raporu ve vergi/ceza ihbarnamelerinin muhasebecisi …’ya “Rızaen Dairede Tebliğ” şerhi düşülerek verildiği, …’ya dairede tebligat yapılması yönünde verilmiş rızasının ve vekaletnamesinin olmadığından tebligatın usulsüz olduğu, idarece detaylı inceleme, araştırılma ve karşıt inceleme yapılmaksızın sadece vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle cezalı tarhiyatların gerçekleştirildiği, davalı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, sahte belge kullanıldığı hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, alımların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, Gelir Vergisi yönünden işlem yapılmadığı, müvekkilin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması suçunu işlemediği için …Asliye ceza Mahkemesi kararı ile beraat ettiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu Mahkeme Kararının Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi mükellefi … Temizlik Gıda Sağlık Bilişim ve Tur. Tic. Ltd. Şti. ve Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi …’den alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata lişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının kararın Şişli Vergi Dairesi mükellefi …’dan alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı Şişli Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; reklam ajansları faaliyetleri ile iştigal etmek üzere 26/03/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 2010 yılına ait Ba-Bs analizinde mükelleften mal ve hizmet alan firmalar 243 adet belge karşılığında toplam 2/576/745,00 TL tutarında mal aldıklarının bildirildiği, mükellef ise 234 adet belge karşılığında toplam 2/424/937,00 TL tutarında mal sattığını bildirdiği, mükellefin Ba bildiriminin bulunmadığı, 01/04/2009 tarihli işe başlama yoklamasında; adres kapalı olduğundan tespit yapılamadığı, 07/04/2009 tarihli yoklamada; iş yerinin 25m² büyüklüğünde olduğu, işyerinde ücretlinin olmadığı, daha önceden sigortalı çalıştığı, faaliyet konusunun reklam ve organizasyon promosyon işleri olduğu, işyerinde muhtelif demirbaş bulunduğu, 05/09/2011 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla işyerinin kapalı ve boş olduğu, mükellefin yerinde bulunamadığı tespiti üzerine 30/05/2011 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, mükellefin ortak olduğu iki firma hakkında sahte fatura düzenlemekten rapor bulunduğu, 2010 yılı gelir vergisi beyannamesinde 2.964.049,00 TL yurtiçi satış, 2.961.455,00 TL satılan hizmet maliyeti, 2.594,00 TL kar beyan ettiği, kuruluşundan itibaren düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal veya hizmet karşılığında düzenlenen faturalar olmayıp komisyon karşılığı sahte belge olarak düzenlendiği tespit ve değerlendirmeleri yapılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacının indirim konusu yapmış olduğu faturaları düzenleyen … hakkında yukarıda yer verilen tespitler, bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge olduğunu ortaya koyacak nitelikte olmadığından, bahsi geçen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığından bu kısma ilişkin davayı reddeden vergi dava dairesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi mükellefi …Temizlik Gıda Sağlık Bilişim Ve Tur. Tic. Ltd. Şti. ve Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi …’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının Şişli Vergi Dairesi mükellefi …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının oy çokluğuyla BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.