YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6882
KARAR NO : 2014/1023
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/235356
MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/05/2011
NUMARASI : 2010/579 (E) ve 2011/293 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCDD’de işçi olarak çalışan sanığın aynı zamanda müteahhitlik işiyle de uğraştığı, bu çerçevede tanık Hacı E.. Ö..’in kayınpederi olan E. Ü..’ın sahibi olduğu Niğde İli Kırbağları Mahallisinde bulunan . ada, .. nolu parselle ilgili olarak E. Ü.. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, burada başladığı inşaatın temelini attıktan sonra katılanların gelerek sanıktan iki daire satın almak istediklerini söyledikleri, sanığında katılanları E. Ü.. ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında temelini attığı inşaata götürerek burada yaptığı dairelerden iki tanesini 65.000 TL’ye kendilerine satabileceğini beyan ettiği, katılanların da bu teklifi kabul etmeleri üzerine sanığın gerçekte inşaat yapmadığı ve tapu sicil kayıtlarına göre de mevcut olmayan İlhanlı Mahallesi ..ada … nolu parselde yaptırmakta olduğu inşaattan iki adet daireyi katılanlara sattığına dair 04.04.2006 tarihli daire satış tutanağını katılanlar ile birlikte tanzim edip imzaladığı, akabinde dairelerin satımı karşılığında katılanlardan 40.000 TL peşin geriye kalan 25.000 TL içinde senet aldığı, daha sonra sanığın katılanlara sattığı yönünde sözleşme yaptığı daireleri vermediği gibi bu nedenle almış olduğu paraları da iade etmeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan tayin edilen 6 ay karşılığı gün adli para cezalarının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek neticeten sanığın ayrı ayrı 3600 TL adli para cezasıyla cezalandırılması yerine, hesap hatası sonucu adli para cezalarının 3000’er TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapacağı iki adet daireyi, birbirlerinin resmi nikahlı eşleri olan katılanlarla daha önceden aynı anda yaptığı anlaşma çerçevesinde 04.04.2006 tarihli daire satış tutanağı ile katılanlara satıp haksız menfaat temin etmesinin, TCK’nın 43.maddesi uyarınca zincirleme olarak tek dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde, yazılı şekilde iki ayrı dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine aykırı olarak hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.1.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.