YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8025
KARAR NO : 2014/1591
KARAR TARİHİ : 30.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/22198
MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2009
NUMARASI : 2009/96 (E) ve 2009/288 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Karakaya Ticaret ünvanlı işyerini işleten sanığın 1928 doğumlu yalnız yaşadığı ileri sürülen katılanın evine gelip ilk satışını yapmasını müteakip 12/02/2008 tarihinde tekrar gelerek ona “… ilk alışverişiniz nedeniyle çekilişimizden çamaşır makinası ve televizyon kazandınız, bu hediyeleri size teslim edebilmemiz için firmamızdan yeni bir alışveriş yapmanız gerekiyor..” vaadiyle onu kandırıp aynı tarihli satış sözleşmelerini imzalamasını sağlaması sonradan da sözleşmeye konu mal bedellerinin ödenmediğinden bahisle 17/05/2008 tarihinde sözleşmelere dayalı icra takibi başlatması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; tanık S. T..’un 03/04/2009 tarihli beyanı da dikkate alınarak, Bornova Vergi Dairesi mükellefi olup Karakaya ticaret ünvanlı şahıs firmasını işleten ve 01/06/2007 tarih 35-155 no’lu “kapıdan satış yetki belgesi” sahibi olduğu satış sözleşmesi kapsamından öğrenilen sanığın, katılanla diyaloga giren “erkek şahıs” olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, satış işlemi sırasında katılanın yanında tanık sıfatıyla dinlenebilecek kişi veya kişilerin olup olmadığının öğrenilmesi var ise beyanlarının tespiti ile bu kişilerin sanıkla yüzleştirilerek veya sanığın teşhise elverişli fotografları gösterilerek satış anında tanık Sevim’in yanında olan erkek şahsın sanık olup olmadığının tespitine çalışılması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi