Danıştay Kararı 4. Daire 2019/145 E. 2022/4517 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/145 E.  ,  2022/4517 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/145
Karar No : 2022/4517

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :…Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hidrolik Makine İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2010/1 ila 9. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı Ege Vergi Dairesi mükellefleri …, …, Galata Vergi Dairesi mükellefi …hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi …ve Esenler Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin ise faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatların adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu Mahkeme Kararının Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi … dan alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata lişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı Esenler Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; mükellefin (…Galata Vergi Dairesine bağlı olarak 12/01/2010 tarihinde nalburiye, küçük ev aletleri, hırdavat toptan ticareti faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği; ayrıca, Esenler Vergi Dairesine bağlı olarak da 14/09/2011 tarihinde fason konfeksiyon ve tekstil malzemeleri alım satım faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, Esenler Vergi Dairesi tarafından mükellefiyetin 27/09/2011 tarihinde resen terk ettirildiği, Galata Vergi Dairesi mükellefiyetine ilişkin olarak yapılan yoklamalar incelendiğinde, 14/01/2010 tarihli işe başlama yoklamasında, büro malzemelerinin bulunduğu, işçi çalıştırılmadığı, az miktarda ticari emtianın bulunduğu, mükellef adına kayıtlı araç ve gayrimenkulün bulunmadığı, 11/10/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin 16 metrekare olduğu, büro malzemelerinin bulunduğu, az miktarda ticari emtianın bulunduğu, çalışanının olmadığı, bir adet deposunun olduğu; diğer mükellefiyetine ilişkin 16/09/2011 tarihli açılış yoklamasında, iş yerinin 70 metrekare olduğu, üç çalışanının olduğu, 1.500TL değerinde numune şeklinde tekstil ürünü bulunduğu, 27/09/2011, 26/03/2012 ve 07/06/2012 tarihli yoklamalarda kapalı olduğu, tanınmadığı bilgisine ulaşıldığı; katma değer vergisi beyannamelerinin 2010/11-12 ve 2011/1-8 dönemlerinde verilmediği, katma değer vergisi matrahlarına bakıldığında, 2010 yılında 1.538.710TL, 2011’de 0TL, 2012 yılında 363,019TL olduğu, vadesi geçmiş toplam vergi borcunun 11.936TL olduğu; Ba/Bs bildirimleri incelendiğinde, mükellefin işletme hesabına göre defter tutarak Ba/Bs bildiriminde bulunmadığı, karşı firmaların Ba bildirimlerine göre, 2010 yılında 2.308.141TL, 2011 yılında 500.301TL, 2012 yılında ise 1.415.423TL satış yaptığı, mükellefe mal sattığını beyan eden firmanın bulunmadığı, mükellefin müdürlüğünü yaptığı Tasfiye Halinde …Nakliyatın Ltdi Şti hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu tespitlerden mükellefin, 12/01/2010 tarihinden itibaren komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yapmak amacıyla faaliyet gösterdiği, bu tarihten itibaren düzenlediği faturaların sahte fatura olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin beyan edilen yüksek ciroları elde edecek sermaye, araç ve iş organizasyonuna sahip olmadığı, ihtilaf konusu dönemde çalışan işçi beyan edilmediği, beyan edilen katma değer vergisi matrahı ile mükelleften mal aldığını bildiren mükelleflerin form Ba bildirimlerinin uyumsuz olduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesinden davacının söz konusu mükelleften aldığı faturaların gerçek mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının Üye …’in karşı oyu ile oy çokluğuyla ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının Esenler Vergi Dairesi mükellefi …’tan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının Üye …’ın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; 05/10/2009 tarihinde toptan ve perakende hırdavat alım satım ticari faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirildiği, 31/10/2010 tarihinde talebi üzerine mükellefiyetin terk ettirildiği, mükellefin bilinen adreslerinde defter belge isteme yazılarının tebliğ edilemediği, 13/10/2009 tarihli işe başlama yoklamasında, işyerinin 16 metrekare olduğu, 300TL kira ödendiği, ambar, depo, ardiye ve şubesinin olmadığı, büro malzemelerinin bulunduğu, işçi çalıştırılmadığı; 07/10/2010 tarihli yoklamada, kapalı olduğu, dışardan bakıldığında ticari emtianın görüldüğü, iş yerine sık sık uğramadığı, site yönetimi kayıtlarına göre faaliyette olduğunu beyan ettiği, 24/11/2010 tarihli yoklamada boş ve kapalı olduğu; katma değer vergisi matrahlarının 2009 yılı son üç ayında 156.674TL, 2010 yılında 1.494.722TL olarak beyan edildiği, 2009 ve 2010 yılları form Ba/Bs bildiriminde bulunmadığı, 2009 yılında karşı firmalar mükelleften form Ba ile 513.313TL mal alışı, 2010 yılında 2.442.516TL mal alışı bildirdiği tespitlerinden mükellefin 2009 ve 2010 yıllarında düzenlemiş olduğu faturaların komisyon karşılığı tanzim edilmiş sahte fatura olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, ihtilaflı dönemde adı geçen mükellefin beyan edilen yüksek ciroları elde edecek sermaye ve iş organizasyonuna sahip olmadığı, firmanın adresinde sıklıkla bulunmadığı, çalışan işçi beyan edilmediği, beyan edilen katma değer vergisi matrahı ile mükelleften mal aldığını bildiren mükelleflerin form Ba bildirimlerinin uyumsuz olduğu hususları dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığından, aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, kararın buna ilişkin kısmına katılmıyorum.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.