YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17968
KARAR NO : 2014/11360
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/193653
MAHKEMESİ : İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2009
NUMARASI : 2009/391 (E) ve 2009/454 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın belediyede yetkili bir şahıs tanıdığını kendilerini işe aldıracağını söyleyip inandırarak dosya masrafı adı altında katılan A.. Ö..’den 300 TL, M.. K..’dan 250. TL, B.. G..’den 350. TL, T.. K..’dan 250 TL para alarak ortadan kaybolması şeklinde geliştiği iddia edilen olayda, sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-) Dosya içeriğine göre sanığın önceden tanıştığı katılan Adem’e belediyede tanıdığı olup iş bulabileceğini
söylemesi ile A.in de diğer katılanlara söylediği hep birlikte sanığın yanına giderek görüştükleri sırada sanığın iş bulma vadiyle katılanlardan para alması şeklinde gelişen eyleminin TCK’nın 43/2. maddesinin birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi’ nedeniyle teselsül eden tek eylem olduğu ve buna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde her müştekiye karşı eyleminden ayrı ayrı hüküm kurulması,
2-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-)5237 sayılı TCK’nın da cezaların içtimaına dair düzenleme bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 4 ayrı müştekiye karşı eyleminden dolayı kurulan hükümlerle tayin edilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. madde