Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21899 E. 2014/13730 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21899
KARAR NO : 2014/13730
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/285879
MAHKEMESİ : Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2010
NUMARASI : 2008/963 (E) ve 2010/298 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu M. Gıda Kozmetik Ltd. Şti. ünvanlı şirketin muhasebe işlerinde görev yapan sanıkların, müşterilere satılan mallar karşılığında nakit olarak aldıkları toplam 22.015,73 TL’yi şirket yetkililerine teslim etmeyip mal edinmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların adı geçen şirkette para tahsil yetkileri bulunmayıp suçu işlemediklerine dair savunmaları ile tanıklar Özlem Karatutlu ile A.. Ç..’ın sanıkların para tahsil yetkileri olmadığına dair beyanları karşısında, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, katılan şirkette olay tarihinde çalışıp para tahsil yetkisi olan personelin tespit edilerek tanık olarak dinlenmesi, bu personel ya da personeller tarafından müşterilerden tahsil ettikleri paraları sanıklara verip vermedikleri hususunun sorulması, katılan vekili tarafından dosyaya sunulan müşteri listesindeki müşteriler tanık olarak dinlenerek sanıklar tarafından tahsilat yapılıp yapılmadığı, müşterilere belge verilip verilmediği, belge verilmiş ise asılları temin edilip yazı ve imza incelemesi yapılarak şirkete ait defter ve muhasebe kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.