YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7369
KARAR NO : 2014/1496
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/343830
MAHKEMESİ : Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2010
NUMARASI : 2010/694 (E) ve 2010/720 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, zaman zaman alışveriş yaptığı ”A.. Giyim” isimli mağazada kasiyer olarak çalışan şikayetçi Ç. Yı..’a Eminönü Belediyesinde çalıştığını, belediyenin basın işlerine baktığını, Beykoz Belediyesine geçeceğini söylediği, Çiğdem’in ”Belediye’ye giriş zor mu ?, hiç alım yapılmaz mı ?” sorusuna ”Belediye’ye girmek mi istiyorsun?” şeklinde cevap verdiği, Çiğdem’in kendisinin ve aynı mağazada kasiyer olan arkadaşı katılan Melek’in işe girmek istediğini söylediği, birkaç gün sonra Çiğdem’i arayan sanığın şikayetçi ve katılandan nüfus cüzdan fotokopisi, 6 adet fotoğraf ve 160 TL getirmelerini istediği, şikayetçi ve katılanın sanık ile buluştuklarında istediği belgeler ile 320 TL’yi sanığa verdikleri, bu sırada sanığın kendilerine form doldurttuğu, daha sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın aynı anda şikayetçi ve katılanı kandırıp menfaat elde etmesi nedeniyle koşulları oluşan zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezasında 5237 sayılı TCK’nın 43/1-2 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek iki kez mahkumiyet hükmü kurmak suretiyle fazla ceza tayini,
2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken1412 CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.