YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17363
KARAR NO : 2014/9913
KARAR TARİHİ : 20.05.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/180548
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2009
NUMARASI : 2009/320 (E) ve 2009/372 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuğun, yanında 9-10 yaşlarında olan açık kimliği tespit edilemeyen kız çocuğu ile birlikte müştekiye ait iddia bayinin önüne geldikleri, bu sırada kimliği tespit edilemeyen erkek bir şahsın aracı ile iddia bayinin önüne geldiği ve aracının içinden müştekiye oynamak için kupon uzattığı, müştekinin bu şahısla ilgilenmesini fırsat bilen suça sürüklenen çocuğun, yanında kız çocuğu ile birlikte iddia bayiinin önüne gelerek önceden hazırlanmış 3900 TL değerindeki kuponları makineye atarak oynadığı, sonrasında kapıdan çıkmaya çalıştığı, yakalanacağını anlayınca kuponu yanındaki kız çocuğuna vererek kaçmasını sağladığı,
müştekinin suça sürüklenen çocuğu yakalayarak polise teslim ettiği, suça sürüklenen çocuğun bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; aracıyla gelip müştekiye kupon uzatan erkek şahsın, suça sürüklenen çocuk ile kız arkadaşına yardım ettiğine dair delil elde edilememiş ve müştekiye karşı hileli davranış sergilenmemiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun iddia bayii olan müştekiye ait otomatik iddia oynama hizmeti veren ve bedeli ödenmek suretiyle yararlanması gereken iddia oyun makinasından, bedelsiz olarak yararlanmak olarak gerçekleşen eyleminin TCK’nın 163. maddesinde yazılı karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.