Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/430 E. , 2022/4440 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/430
Karar No : 2022/4440
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/9, 10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fatura aldığı Şişli Vergi Dairesi mükellefi … Reklam Matbaa Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlarda ve ceza gerektiren eylemin ve eylemle fail arasındaki bağlantı açıklıkla saptanmadığı ve usulsüzlük eylemi bütün unsurlarıyla ortaya konulamadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Soyut verilere dayalı ve yasal dayanaktan yoksun ödevli davasının reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı İdarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler kararın, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı Şişli Vergi Dairesi mükellefi … Reklam Matbaa Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim olunan … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; mükellef kurumun … Tic. Merkezi …-Blok Kat:… No:… Şişli/İstanbul adresinde “matbaa, reklam ve promosyon hizmetleri” alanında faaliyet göstereceğini beyan ederek 28/09/2007 tarihinde vergi mükellefiyeti tesis ettirdiği, beyan edilen faaliyet adresinde yapılan yoklamalarda söz konusu adresin kapalı olduğunun tespiti üzerine mükellef kurumun vergi mükellefiyetinin ilgili vergi dairesi müdürlüğü tarafından 30/04/2013 tarihi itibariyle re’sen terkin ettirildiği, mükellef kurumun %50 ortağı …’ın ve …’ın ortak olduğu diğer firmalar hakkında olumsuz tespitlerin ve vergi müfettişlerince düzenlenmiş VTR’lerin bulunduğu, mükellef kurumun işyeri adresinde 03/10/2007 tarihinde yapılan yoklamada, mükellef kurumun iş yerinin 25 metrekare olduğu, iş yeri kirasının 200,00-TL olduğu, çalışan personelinin bulunmadığı, işyerinde tespit esnasında 1 adet masa, 3 adet koltuk, 1 adet bilgisayar bulunduğu, muhasebe işlemlerinin … SMMM ve Denetim Hiz.m. Ltd. Şti. tarafından yürütüleceğinin belirtildiği, 23/11/2009 tarihinde yapılan yoklamada mükellefin faaliyetine devam ettiği, kuruma ait depo ve şube olmadığı, 2 adet koltuk, evrak dolabı, 3 adet masa, 6 adet sandalye, yazıcı ve faks olduğu, işyerinde makina ve çalışan olmadığı, aynı adreste başka bir mükellefin bulunmadığı, işyerinde üretim yapılmadığı sadece sipariş olarak alınan malların fason olarak verilmekte olduğu, işyerinde herhangi bir emtia bulunmadığı, 05/04/2010 tarihinde yapılan yoklamada, mükellef kurumun adreste bulunduğu fakat herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, işyerinde demirbaş olarak 2 büro masası, 7 sandalye, 1 dolap bulunduğu, 12/04/2010 tarihinde yapılan yoklamada, söz konusu adreste başka bir mükellefin bulunduğu, mükellef kurumun aynı işyerinin bir kısmını kiraladığı, fakat kurumun yetkililerinin işyerine ara sıra geldikleri, yoklama için işyerine değişik tarih ve saatlerde gidildiği ancak firma yetkililerinin işyerinde bulunamadığı, 03/08/2011 tarihinde işyeri adresinde yapılan yoklamada, ilgili adrese defalarca gidilmesine rağmen adresin sürekli kapalı olmasından dolayı gerekli tespitlerin yapılamadığı, adresin içinin dolu olduğu, faaliyetine devam edildiği görüntüsünün oluşturulduğu, çevrede yapılan görüşmelerde iş yerinin nadiren açıldığının beyan ve tespit edildiği, 24/11/2011 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin belirtilen adreste bulunduğu, matbaacılık faaliyeti ile iştigal ettiği, işyeri büyüklüğünün 28 metrekare olduğu, işyerinde stok olmadığı, 05/06/2013 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin kapalı olduğu tespitlerinin yapıldığı, katma değer vergisi matrahının 2009 yılında 3.038.726,00-TL, 2010 yılında 3.118.424,98-TL, 2011 yılında 2.871.689,53-TL, 2012 yılında 1.363.007,70-TL olduğu, mükellef kurum 2010 hesap dönemi için Bs bildirimleriyle 88 belge karşılığı 3.190.053,00-TL tutarında mal ve hizmet sattığı yönünde bildirimde bulunurken mükellef kurumdan alış yaptığını bildirenler vermiş oldukları Ba bildirimiyle 201 belge karşılığı 5.497.351,00-TL tutarında mal ve hizmet satın aldıkları yönünde bildirimde bulunmuş oldukları, mükellef kurum 2011 hesap dönemi için Bs bildirimleriyle 173 belge karşılığı 3.733.560,00-TL tutarında mal ve hizmet sattığı yönünde bildirimde bulunurken mükellef kurumdan alış yaptığını bildirenler vermiş oldukları Ba bildirimiyle 222 belge karşılığı 4.925.531,00-TL tutarında mal ve hizmet satın aldıkları yönünde bildirimde bulunmuş oldukları, mükellef kurumun 21/12/2009 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların tamamının gerçek anlamda mal ve ihzmet teslimine dayanmayan ve komisyon karşılığında düzenlenen sahte faturalar olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlerden, yapılan yoklamalarda şirket yetkililerine ulaşılamadığı, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde gerçek faaliyetinin varlığına dair emare bulunmadığı, tespit edilen ticaret hacmine erişecek ve bunu karşılayacak ticari organizasyonu ile kapasitesinin orantısız olduğu, Ba-Bs bildirimleri ile KDV matrahları arasında uyumsuzluklar bulunduğu, yoklamalarda emtiasının bulunmadığı, işçi çalıştırmadığı, ortak ve yöneticileri hakkında olumsuz tespitler içeren raporların bulunduğu dikkate alındığında, anılan şirketin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ilgili mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılarak, Vergi Dava Dairesince verilen kararın buna ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, vergi ziyaı cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.