YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13805
KARAR NO : 2014/1075
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/98466
MAHKEMESİ : Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2009
NUMARASI : 2009/42 (E) ve 2009/343 (K)
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.11.2002 gün ve 272-402 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılaması Kanununda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 sayılı CMUK’un 223/son maddesi ile buna paralel hüküm içeren ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sorgu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar Mehmet ve Fehime’nin savunmalarının alınmasına rağmen sorgusu yapılmayan sanık Sıdıka hakkında delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Hükmün gerekçesinde, sanıklardan Fehime ile yeşil kartı kullanılan tanık Emine’nin fiziksel özelliklerindeki bariz farklılık nedeniyle kullanılan hilenin aldatıcı nitelikte olmadığı kabul edilerek, dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında CMK’nın 223/2.e maddesi uyarınca sanıkların suçunun sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilmesi suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.