Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17428 E. 2014/10061 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17428
KARAR NO : 2014/10061
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/222507
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/03/2010
NUMARASI : 2009/57 (E) ve 2010/50 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın şikayetçi Halit’in köyüne giderek, şikayetçiden bir kamyon samanı 960 TL ye satın aldığı ve karşılığında çek ciro ederek verdiği, şikayetçiye çeki tahsil etmesini, alacağı fazla para için yeniden saman almaya geleceğini söyleyerek köyden ayrıldığı, sanığın başka köye giderek şikayetçi Feyzi’den bir kamyon samanı 850 TL ye satın aldığı ve karşılığında çek ciro ederek verdiği, şikayetçiye çeki tahsil etmesini, alacağı fazla paradan şikayetçilerden Mehmet’e 850.-YTL vermesini ve arta kalan fazla para için de yeniden saman almaya geleceğini söyleyerek köyden ayrıldığı, sanığın yine şikayetçi Mehmet’den bir kamyon samanı 850 TL’ye satın aldığı, karşılığında şikayetçi Feyzi’ye vermiş olduğu çekten tahsil edeceği paradan 850 TL’sini alacağına inandırdığı, kamyona yüklediği samanla köyden ayrıldığı, sanık tarafından verilen çeklerin şikayetçiler tarafından 13/02/2006 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde sahte çek olduklarının anlaşıldığı olayda, sanığın bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.