Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12515 E. 2014/5256 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12515
KARAR NO : 2014/5256
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

Tebliğname No : 4 – 2010/82424
MAHKEMESİ : Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2009
NUMARASI : 2008/270 (E) ve 2009/68 (K)
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma, Görevi kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Serbest avukatlık yapan sanığın, aralarında yazılı bir avukatlık sözleşmesi olmaksızın, 29.09.2006 tarihli vekaletname ile vekilliğini üstlendiği müvekkili-katılandan 7.000 TL bedelli 30.09.2006 ödeme tarihli bononun tahsili işi için ihtiyati haciz teminatı ve sair masraflarda kullanılmak üzere aldığı 1.600 TL’nin 600 lirasını Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/543 değişik iş no’lu dosyasından, alacak miktarını 3.000 TL göstererek aldığı “ihtiyati haciz kararı” teminatı olarak kullandıktan sonra, 09.10.2006 tarihinde düzenlenen ihtiyati haciz tutanağı içeriğine göre umulan sonucun gerçekleşmemesi üzerine, müvekkilinin rızası hilafina (alacak tahsili yapmaksızın) ihtiyati hacizden feragat edip, yatırdığı teminatı 10.10.2006 tarihinde geri alması, katılan tarafça Taşköprü Noterliği’nden gönderilen ihtarnameye rağmen aldığı teminat parasını iade etmemesi, yaptığı işler hakkında müvekkiline bilgi vermemesi eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma”; “görevi kötüye kullanma” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
1- Sanığın, aşamalarda değişmez anlatımlarında; “yasal hapis hakkını” kullandığını savunması, Antalya Barosu’nun 26.12.2007 tarih ve 2007/210 68/28 sayılı kararında da “…yed’inde tutmuş olduğu teminatla ilgili olarak, avukatlık ücretinin ödenmemesi karşısında Hapis Hakkını kullandığı…” kanısına varılmış olması, “…davadan feragata,…a..-u kabza, …” yetkilerini havi 29.09.2006 tarihli vekaletname doğrultusunda müvekkili-katılan
adına işlem-karar tarihlerinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre ayrı ayrı vekalet ücretini müstelzim; Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/3684 E sayılı takip dosyası, Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/543 Değişik iş sayılı ihtiyati haciz dosyası, alanya İcra Ceza Mahkemesi’nin 2006/2642 E, 2007/1412 K sayılı “mal beyanında bulunmama” şikayet-dava dosyası ile hukuki hizmetlerde bulunulmuş olması karşısında; katılanın suç konusu 1.600 TL dışında sanığa başkaca para verip vermediğinin, vermiş ise belgesinin sorulup, temin edilmesi, ehil bilirkişiye dosyanın tevdi edilerek, sanığın sunduğu hukuki hizmetler karşılığı yed’inde tuttuğu paranın yasal hapis hakkı kapsamında kalıp kalmadığı hususunda denetime olanak verecek tarzda hazırlanmış ayrıntılı rapor alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde “mahkumiyet” kararları verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Suçlamaya konu eylemlerin sabit olması durumunda, kûl halinde “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı nazara alınmadan ayrıca “görevi kötüye kullanma” suçundan da “mahkumiyet” kararı verilmesi,
b) “Görevi kötüye kullanma” suçu açısından, hükümden sonra 19.12.2010 tarih ve 27790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6086 sayılı kanunun 1. maddesiyle TCK’nın 257.maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.