Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11303 E. 2014/16029 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11303
KARAR NO : 2014/16029
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/211949
MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2011
NUMARASI : 2010/312 (E) ve 2011/336 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklardan Alparslan’ın, borçlu-annesi Neriman, kefili de mağdure-ablası Vijdan olan ve gerçekte mağdure(kefilin) imzasını taşımamakla sahte olduğu bildirilen suça konu 05/02/2008 düzenleme ve 11/02/2008 ödeme tarihli 200.000 TL bedelli bonoyu birinci ciranta sıfatıyla ciro ederek diğer sanık Sinan’a vermesi, onun da vekili vasıtasıyla Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2008/5290 E. sayılı dosyada icra takibine konu etmesi şeklinde gerçekleştiği iddia olunan ve “resmi belgede sahtecilik”; “dolandırıcılık” olarak nitelenen eylemlerin sûbutu halinde; “dolandırıcılık” suçu açısından TCK’nın 158/1-d. maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak “görevsizlik” kararı yerine yargılamaya devamla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.