Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14774 E. 2014/577 K. 20.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14774
KARAR NO : 2014/577
KARAR TARİHİ : 20.01.2014

MAHKEMESİ : Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 10/09/2009

NUMARASI : 2008/210 (E) ve 2009/891 (K)

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Şikayetçi vekilinin, 10.09.2009 tarihli duruşmada sanıkların cezalandırılması ve şikayetçi olduklarına dair beyanının davaya katılma talebi niteliğinde olduğu halde, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi adına vekilinin hükmü temyiz etme hak ve yetkisi olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde:

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.

Katılanın yetkilisi olduğu … Teknik Elektronik Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde işçi olan sanıklara çalışmaları sırasında kullanacakları inşaat malzemelerinin tutanak tanzim edilerek fiilen teslim edildiği, sanıkların, işten ayrıldıklarında kendilerine teslim edilen inşaat malzemelerini şirkete iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;

Oluşa, sanıkların savunmalarına, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların aşamalarda verdikleri ifadelerinde; şirkette çalıştıkları sırada kendilerine fiilen teslim edilen inşaat malzemelerini işten ayrıldıklarında eksiksiz olarak iade ettiklerini, aynı ekipte çalışan arkadaşların da bu duruma şahit olduklarını savunmaları, katılanın ise tutanak tanzim edilerek sanıklara fiilen teslim edilen inşaat malzemelerinin şirkete iade edilmediğini iddia etmesi ve söz konusu inşaat malzemelerinin iade edilip edilmediğine dair yazılı bir belgenin de tanzim edilmediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından sanıklar ile birlikte aynı dönem içerisinde çalışan işçilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek ifadelerinin alınmasından sonra toplanan delilere göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.