Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1026 E. 2014/16063 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1026
KARAR NO : 2014/16063
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

Tebliğname No : 15 – 2012/287742
MAHKEMESİ : Konya 5. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2011
NUMARASI : 2009/1642 (E) ve 2011/338 (K)
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılan S.-K. G. İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ile sanık arasındaki ticari alışveriş nedeniyle katılan şirket tarafından sanığa K.T. K./A. şubesine ait, keşide yeri Ankara, keşide tarihi 30/05/2008 olan S.-K.G. İnşaat Tur. Tic. Ltd. Şti. emrine keşide edilen 9000 TL meblağlı keşidecisi A. Y. olan 0010974 (10974) çek numaralı çekin verildiği, bu borcun 6.000 TL’lik kısmı banka havalesi yoluyla şirket tarafından sanığa 19/06/2008 tarihinde ödendiği, ödeme sırasında ödeme makbuzu üzerine “30/05/2008 vadeli 10974 nolu çek için kısmi ödeme” şeklinde açıklamada bulunulduğu, bu kısmi ödemeye rağmen sanığın suça konu çek bedelinin tamamı hakkında icra takibi yaparak bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; TCK’nın 156/1. maddesinde düzenlenen “bedelsiz senedi kullanma” suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, ödeme emrinin 17.09.2008 tarihinde düzenlendiği, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat parçası dosya arasında bulunmasa da katılan vekilinin 12.11.2008 tarihli dilekçeyle borca itiraz iddiasında bulunarak Sulh Hukuk Mahkemesi’ne menfi tespit davası açtığı, şikayet tarihinin ise 03.08.2009 tarihi olduğu, bu itibarla altı aylık şikayet süresi geçtiğinden dava şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.