YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11424
KARAR NO : 2014/5281
KARAR TARİHİ : 20.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/52027
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2009
NUMARASI : 2009/304 (E) ve 2009/1421 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kanser tedavisi gören katılanın hastaneden evine döndüğü sırada kapısını çalan sanığın Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan geldiğini söyleyip, katılana birkaç soru sorduğu ve kimlik bilgilerini aldığı, katılanın eşinden kalan ölüm yardımını almadığı için biriktiğini, tahakkuk eden 2.750,00 TL vergiyi ödemesi halinde, 19.000,00 TL olan alacağını öğleden sonra getireceğini söyleyerek aldığı parayla ortadan kaybolduğunun iddia edildiği somut olayda; sanığın, yüklenen suçu işlediğine ilişkin mağdurun kolluktaki fotoğraf albümüne bakarak yaptığı teşhis dışında kanıt bulunamaması, kovuşturma aşamasında usulüne uygun olarak yüzleştirme yapılmaması,katılanın temyiz aşamasında verdiği dilekçede ” sanığı yüz yüze gördüğünde kendisini dolandıranın sanık olmadığını anladığını” beyan etmesi, UYAP’tan temin edilen katılana ait nüfus kaydında öldüğünün de anlaşılması karşısında; yeniden yüzleştirme yapılamayacağı da gözetilerek sanığın, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin kanıtlar bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.