YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20765
KARAR NO : 2014/13641
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/331911
MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/06/2010
NUMARASI : 2007/850 (E) ve 2010/808 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Ş. Mh. … Sk.No: … adresinde ruhsatsız inşaat yaptıran katılanın inşaat alanına, elbisesinde belediye yaka kartı bulunan ve kartın isim hanesinde Kemal yazılı sanık Barış’ın gelerek kendisini belediyede Yapı kontrol biriminde görevli memur Kemal olarak tanıttığı ve katılana inşaatının kaçak olması sebebiyle yakılması gerektiğini söylediği, konuşma ilerledikçe sanığın bu konuda katılana yardımcı olabileceğini ifade edip 4,000.00 TL talep ettiği, Belediye yaka kartını da gören katılanın bu duruma inanarak sanığa elden 1.000.00 TL verdiği, kalan paranın 2000 TL sini ise sanığın adına olan A.bank Altıparmak şubesi …. nolu hesaba yatırıldığı, sanığın katılanı dolandırdığı nın iddia edilmesi karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 08/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.