YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10748
KARAR NO : 2014/493
KARAR TARİHİ : 16.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/74858
MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2009
NUMARASI : 2008/402 (E) ve 2009/156 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık,özel belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Kredi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi halinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
M.Y.. kimlik bilgileri ile 04/10/2005 tarihinde katılan bankanın Ataköy şubesine kendisinden istenen belgeleri temin ederek başvuran ve Tüketici Kredi Sözleşmesini imzalayan, evrakı tefrik edilerek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılğının 2008/37109 hz. no’suna kaydedilip, soruşturması süren şahsın,…Turizm … Ltd. ticari ünvanlı şirkette 13/02/2005 tarihi itibariyle mühendis olarak 2.400 TL maaşla çalışmakta olduğunu bildirir belgeyi anılan şirket yetkilisi (müdürü) sıfatıyla kaşeleyip imzalayan gerçekte 09/06/2005 tarihli ortaklar kararı ile müdür seçilen sanığın, adı geçen kişi adına kredi açılması ve 4.900 TL’nin ödenmesini sağlanması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılığa yardım etme” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; katılan bankanın 16/10/2006 tarihli soruşturma raporu ekinde fotokopisi sunulan gerçek M. Y.. adlı kişiye ait olduğu bildirilen 19/07/2000 tarihli nüfus cüzdanından yola çıkılarak Balçova Nüfus Müdürlüğü’nden cüzdanın verilmesine esas olan başvuru evrakı ve eklerinin asıllarının istenilmesi, bu fotokopi nüfus cüzdanına nasıl ulaşıldığının müfettiş G. D..’den sorularak açıklığa kavuşturulması, aynı raporun II. no’lu bölümünün son paragrafında yer alan “… firma yetkilileri hakkında sahte kredi ile dolandırıcılık ve gasp suçlarından dava açıldığı ve sanıkların tutuklu yargılanmalarına devam edildiği…” yönündeki bilginin doğruluğunun araştırılması, 09/02/2009 tarihli dosya arasında bulunan belgeye göre M. Y.. adlı kişinin savunma ve tanıklar Müslim ile Yaşar’ın beyanlarının aksine … İlaç ….Ltd. ticari ünvanlı şirkete ait …1098373 sicil no’lu işyerinde 2005 yılı içerisinde sigortalı olarak çalıştığı görülmekle bu hususun açıklığa kavuşturulması, gerçek M. Y..’nın adresinin saptanıp usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılğının 2008/37109 no’lu soruşturma evrakı akıbetinin öğrenilmesi, Murat Yapıcı imzasını havi 30/09/2005 tarihli Kartal Kaymakamlığına hitaplı dilekçe içeriğinde adı geçen dayısı N. Ö..’ın temin edilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda beyanının tespiti ile toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.