Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22024 E. 2014/13682 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22024
KARAR NO : 2014/13682
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/244069
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2010
NUMARASI : 2009/725 (E) ve 2010/678 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, bir internet sitesine verdiği satılık araç ilanını görerek ilanda belirtilen numarayı arayan müştekiye kendisini R. T. olarak tanıtıp aracın Manisa ili Salihli ilçesinde bulunduğunu söylediği, 19.500 TL satış bedeli üzerinde anlaştıkları, sanığın kapora olarak 250 TL’yi vereceği banka hesabına yatırmasını istediği, müştekinin de sanığın verdiği hesaba 250 TL’yi yatırıp aracı teslim almak için Salihli ilçesine gittiği, ancak adresin doğru olmadığını tespit ettiği gibi bir daha sanığa ulaşamadığının anlaşıldığı olayda, paranın bankamatik kartı kullanılarak 2 seferde ATM’den çekildiğinin anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı eşkilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.