Danıştay Kararı 2. Daire 2022/1670 E. 2022/3914 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/1670 E.  ,  2022/3914 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1670
Karar No : 2022/3914

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü – …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Gebze Teknik Üniversitesi … bölümünde bilgisayar işletmeni görev yapmakta olan davacı tarafından, Üniversitenin münhal bulunan daire başkanlığı, fakülte sekreterliği veya enstitü sekreterliği kadrolarından birine atanması talebiyle yaptığı 09/03/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin Gebze Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün … günlü, … sayılı işlemi ile talep ettiği kadrolara atanan … ve …’nin atama kararlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir yetkisi bulunduğu, idarenin bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağının kabulü gerektiği, daire başkanlığı, fakülte / enstitü sekreterliği kadrolarının üst düzey yönetici kadroları olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin ise, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, ayrıca ilgili mevzuat uyarınca atama yapma konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabul edilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının, davalı Üniversitede münhal bulunan daire başkanlığı, fakülte sekreterliği veya enstitü sekreterliği kadrolarından birine atanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile anılan kadrolara yapılan atama işlemlerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu kapalı olarak karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46/e maddesinde “daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları” temyiz edilebilecek dava ve kararlar arasında sayıldığı, kendisinin talep ettiği daire başkanlığı ve fakülte sekreterliği kadrolarına atanan kişilerden birinin öğretmen, diğerinin polis memuru olarak görev yaptığı, yerine atanan kişilerin, atandıkları tarihe kadar merkez teşkilatında, bakanlıklarda çalıştıkları, kendi çalıştıkları kurumlarda yükselme imkanları varken bunu kullanmayıp, kendilerine tamamen yabancı bir alana üstelik yönetici olarak atandıkları, kendisinin 17 yılı aşkın bir süre boyunca üniversite teşkilatının idari ve akademik tüm birimlerinde (Özel Kalem Müdürlüğü, Fen Bilimleri Enstitüsü, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı, Personel Daire Başkanlığı, Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü) başarıyla görev yaptığı, Üniversite yönetimi, işleyişi, mevzuatı, hizmetleri, iş ve işlemleri konularında bilgi, birikim ve tecrübe sahibi olduğu, akademik ve idari tüm işleyişe hakim olduğu, görev yaptığı akademik ve idari birimler, kıdemi, tecrübesi, pozisyonu, bilgi ve birikimi dikkate alınacak olursa, talep ettiği daire başkanlığı, enstitü sekreterliği ve fakülte sekreterliğine atanabilmek için gereken tüm şartları fazlasıyla taşıdığı, atanma talebinin reddini gerektirecek hiçbir durum bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın; davacının, Üniversitenin münhal bulunan daire başkanlığı, fakülte sekreterliği veya enstitü sekreterliği kadrolarından birine atanması talebiyle yaptığı 09/03/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile talep ettiği fakülte sekreterliği kadrosuna atanan …’nin atama kararının iptali istemlerinin reddine ilişkin kısmının bozulması talebi yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, …’in daire başkanlığı kadrosuna atanmasına dair işlemin iptali isteminin reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/03/2022 günlü, E:2022/1864, K:2022/2037 sayılı kararı ile Dairemize gönderilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
1- Mahkeme kararının; davacının, Üniversitenin münhal bulunan daire başkanlığı, fakülte sekreterliği veya enstitü sekreterliği kadrolarından birine atanması talebiyle yaptığı 09/03/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin … günlü, …sayılı işlemin iptali ile talep ettiği fakülte sekreterliği kadrosuna atanan …’nin atama kararının iptali istemlerinin reddine ilişkin kısım yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı temyiz istemine esas teşkil eden kararın, davacının yukarıda belirtilen taleplerine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi kapsamında sayılan işlemlerden olmadığı ve temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlardan olduğu anlaşıldığından, anılan kısım yönünden temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
2) Mahkeme kararının; …’in daire başkanlığı kadrosuna atanmasına dair işlemin iptali isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Atamalar” başlıklı 52. maddesinin (a) bendinde; “Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesinde, memurların bu Kanun’a tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibarıyla girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakillerinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, …’in daire başkanlığı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin tesisinde; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, …’in daire başkanlığı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda; bu gerekçenin yanı sıra, “daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, bu kadrolara ilişkin olarak davalı idarenin atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu…” değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; davanın reddi yolunda verilen kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, davanın reddi yolunda verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ, ..Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, Üniversitenin münhal bulunan daire başkanlığı, fakülte sekreterliği veya enstitü sekreterliği kadrolarından birine atanması talebiyle yaptığı 09/03/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile talep ettiği fakülte sekreterliği kadrosuna atanan …’nin atama kararının iptali istemlerinin reddine ilişkin kısmının bozulması talebi yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, …’in daire başkanlığı kadrosuna atanmasına dair işlemin iptali isteminin reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.