YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21854
KARAR NO : 2014/13726
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/231310
MAHKEMESİ : Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2010
NUMARASI : 2009/214 (E) ve 2010/233 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan Ş.. Y..’un, oğlu olan M.. Y.. ile birlikte kredi çekmeyi düşünen sanık Ş.. T..’a, çekilecek kredide teminat olarak göstermesi için evini tapuda devrettiği, yapılan sözlü anlaşmaya göre kredi borcunun bitirilmesi durumunda evin katılana devredileceği kararlaştırılmasına rağmen sanık şeref Toygur’un katılanla yaptığı anlaşmaya aykırı davranarak, sanıklardan M.. K..’a verdiği vekaletname ile sanık A.. Y..’a devrini sağladığının anlşaıldığı idda olunması karşısında, eylemin gerçekleştirimesi sırasında Tapu Müdürlüğü’nün araç olarak kullanılması nedeniyle eylemlerinin 5237 sayıl TCK’nın 158/1-d maddesinde tanımlanan kamu kurumunu aracı olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri takdir etme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları
bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.