Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1914 E. 2014/9660 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1914
KARAR NO : 2014/9660
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/40724
MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2009
NUMARASI : 2007/338 (E) ve 2009/640 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, Çorlu ilçesi Belediye Konutları’ndan ev almak istediğini arkadaşlarına ve çevresine söyleyerek ev aramaya başladığı, sanığın ise Belediye Konutları’ndaki evini satacağına ilişkin ilan hazırlayarak tanık Haluk’un büfesinin camına yapıştırdığı, bu ilanı gören ve emlak komisyoncusu olan tanık Fikret’in hemen katılana haber verdiği, daha sonra katılan ile tanık Fikret’in sanığın satacağını söylediği evi gezerek beğendikleri, bilahare sanığa telefon ederek tanık Haluk’un iş yerinde konuşmak istediklerini söyledikleri, akabinde sanık ile bir araya gelen katılanın pazarlık sonucunda söz konusu evi 58.000 TL’ye satın aldığı ve tapu işlemlerinin birkaç gün sonra yapılması hususunda anlaşarak kaparo olarak sanığa 400 İngiliz Sterlini verdiği, ancak daha sonra sanığın tapu işlemlerini yapmak için gelmediği ve ortadan kaybolduğu, yapılan araştırma sonucunda sanığın aynı evi birkaç kişiye daha sattığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın hileli hareketler ile haksız menfaat temin ederek atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça konu taşınmazın tapusunun bulunmaması ve sanığa ait olmaması, tanık İ.. Ö..’ün ifadesinde, suça konu yerin katılana satılmaya çalışılmadan önce sanık tarafından borçlu bulunduğu tefeciye devredildiğini belirtmesi, sanığın 400 Sterlin kaporayı aldıktan sonra tapu işlemlerini birkaç gün sonra yapacağını söylemesine rağmen ortadan kaybolarak bir daha gelmemesi karşısında, oluşan hile nedeniyle sanığın eyleminin sübuta erdiği gözetilmeden, atılı suçtan mahkumiyeti yerine somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.