Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1413 E. 2014/16191 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1413
KARAR NO : 2014/16191
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/47516
MAHKEMESİ : Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2010
NUMARASI : 2007/622 (E) ve 2010/261 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Kılıç isimli apartmanın yöneticisi olan sanığın, apartman aidatlarını eşit bir şekilde toplamadığı, apartmanda çalıştırılmak üzere işe aldığı kapıcıyı mevzuata uygun olmadan çalıştırdığı ve apartmanda oturan bir kişinin ikametine ek kalorifer peteği eklemesine rağmen bu durumu yetkililere bildirmemek suretiyle üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
5237 sayılı TCK’nın 155/2. madde ve fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi gerekmekte olup, ve ayrıca failin suç konusu mal üzerinde, kendisinin veya bir başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacının dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesinin gerekeceği, oysa ki somut olayda; sanığın yöneticisi bulunduğu apartmana ait maddi varlığı veya apartman yönetimine ait olan herhangi bir parayı teslim amacı dışında herhangi şekilde kullandığına veya uhdesinde bulundurduğuna dair savunmalarının aksini gösterecek somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği gibi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın somut olayda ihmallerinin varlığının tespit edilmesi halinde bile hukuki sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin gerekeceği, kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı dikkate alındığında sanığın beraati yerine, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde mahkümiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.