Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1411 E. 2014/16200 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1411
KARAR NO : 2014/16200
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/47302
MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2010
NUMARASI : 2009/1340 (E) ve 2010/1616 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait cep telefonunu bir kişiyi arayacağını söyleyip aldıktan sonra söz konusu cep telefonunu iade etmeden olay yerinden uzaklaşarak başka birine satmak suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tüm dosya kapsamına göre; sanığın bir kişiyi arayacağını söyledikten sonra şikayetçinin rızası dahilinde aldığı cep telefonunu iade etmeyerek olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemi, zilyetliğin devredilmediği dikkate alınarak, 5237 Sayılı TCK’nun 141/1 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturabileceği ve bu suça ilişkin davaya bakma, delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.