Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1949 E. 2014/9456 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1949
KARAR NO : 2014/9456
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/48415
MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2009/303 (E) ve 2010/710 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan Olcay’ın uzman cila ve katılan Umut’un E.A. kuyumculuk sahibi olarak pırlanta imalatı, satışı ve pırlanta taşı alım satımı yaptıkları, sanığın ise Kemer ilçesinde seyyar olarak pırlanta, altın ve taş satım işleri yaptığı, katılanlar ile aralarındaki ticari güven ilişkisi nedeniyle iş yerlerinden emaneten aldığı takıları otellerdeki müşterilerine gösterdiği, satış yapıldığında satıştan pay aldığı ve satılmayanları iade etmek şeklinde güvence dayanan ticari ilişki kurduğu, sanığın suç tarihinde katılanlardan aldığı malları müşterilerine gösterdiği, satılanların parasını ve satılmayanları 2 gün sonra iade edeceğini söylediği, 2 gün sonra gelmemesi üzerine katılanlar ve çalışanları tarafından arandığında telefonuna ulaşılamadığı, sanığın malların parasını iade etmediği gibi eşyaları da geri getirmediğinin iddia edilen olayda, tarafların aralarındaki güvene dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan mal alışverişi olduğu, sanığın, katılan Umut’un kendisine olan borcu nedeniyle malların verildiğini ve katılan Olcay’dan herhangi bir mal almadığını beyan etmesine
rağmen alacak- borç ilişkisine dair bir belge sunamaması ve borcun neden kaynaklandığını tam olarak açıklayamaması karşısında, dinlenen tanık beyanlarından da sanığın her iki katılandan mal aldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle sanığın üzerine atılı bulunan güveni kötüye kullanma suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.