YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6944
KARAR NO : 2014/649
KARAR TARİHİ : 20.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/90204
MAHKEMESİ : Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2007
NUMARASI : 2006/162 (E) ve 2007/585 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların şikâyetçiye ait işyerine giderek sanıklardan Gülcan’ın bir adet yükseltici ve üç adet ara kablosu istediği ve şikâyetçiye 100 TL verdiği, şikâyetçinin para üstü olarak verdiği 90 TL’yi cebine koyduğu, daha sonra eşyaları almaktan vazgeçtiğini söyleyerek cebinden paraların bir kısmını çıkarıp şikâyetçiye verdiği ve 100 TL’yi geri aldığı, bu sırada diğer sanıkların eşyaların fiyatları ile ilgili sorarak ve pazarlık yapmaya çalışarak oyaladığı, şikâyetçinin diğer sanıklarla ilgilenmeye çalışması nedeniyle sanık Gülcan’dan aldığı parayı saymayı unuttuğu, sanıkların işyerinden ayrıldıktan sonra parayı kontrol ettiğinde 50 TL eksik olduğunun anlaşıldığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.