Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4088 E. , 2022/3631 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4088
Karar No : 2022/3631
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yard. V. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, … semtinde 05/02/2016 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından bir kahvehaneye yapılan bombalı saldırıda atılan el yapımı bombayı yerden alıp kendisine zarar vermesini önlemek maksadıyla uzağa atmak isterken elinde patlaması sonucu sol elini kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun olduğundan bahisle oluşan zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 613.802,00 TL) çalışma gücü kaybı, 12.326,70 TL tedavi masrafı ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davaya konu terör olayında davacının uğramış olduğu zarardan davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğu, davacının Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca %45 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğunun mütalaa edildiği, bedensel zararların hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, davacının uğramış olduğu bedensel zararın 613.802,185 TL olduğunun belirtildiği, buna göre, hükme esas alınabilecek nitelikteki rapor ile bu rapor doğrultusundaki miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak efor kaybı zararının tazmini gerektiği, ayrıca dosyaya sunulan ve davacının el bileği için almış olduğu proteze ilişkin düzenlenen 10/06/2017 tarihli fatura uyarınca ödenmiş olan 12.326,70 TL tutarın da ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne, iş gücü / efor kaybına karşılık 613.802,00 TL maddi tazminatın 100.000,00 TL’lik kısmının idareye başvuru tarihinden (23/11/2017) itibaren, 513.802,00 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden (09/05/2019) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, el bileği protezi için ödenen 12.326,70 TL tutarın ödeme tarihinden (10/06/2017) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi bakımından, olayın oluş şekli ve niteliği birlikte dikkate alındığında, duyulan elem ve üzüntüyü kısmen de olsa gidermek için 20.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 23/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; maddi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde, manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin tarafların istinaf istemlerinin reddine; maddi tazminat isteminin protez masrafı yönünden kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek davacının protez masrafının tazminine karar verilmesi gerekirken, genel hükümler kapsamında tazminata karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan başvurunun gerekçeyle reddine; maddi tazminat isteminin iş gücü kaybı yönünden kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, bakılan dava, genel hükümler kapsamında açılmış olsa da, hükmedilecek tazminat tutarının sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun ile öngörülen tanım ve sınırlandırmalar çerçevesinde tazminat tutarının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun uyarınca hesaplanan 10 günlük tedavi süreci karşılığı 718,94 TL ile iş gücü kaybı karşılığı 12.940,96 TL olmak üzere toplam 13.659,90 TL maddi zararın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, 5233 sayılı Kanun’un uygulanmasının mümkün olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurusunun olmadığı, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanamayacağı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Şehitlik semtinde 05/02/2016 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından kahvehaneye yapılan bombalı saldırıyı merak saikiyle izlediği esnada, terör örgütü mensuplarının attığı, el yapımı bomba olduğunu sonradan öğrendiği cismi yerden alıp kendinden uzaklaştırmak için eliyle atmak istediği sırada bombanın elinde patladığı, bu sebeple sol elinin bilek kısmından kesildiği anlaşılmıştır.
Olay sebebiyle, davacının terör örgütüne üye olma suçundan sanık olarak yargılandığı davada … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, yaşanılan olay sebebiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluşan maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla İçişleri Bakanlığına yapılan 21/11/2017 tarihli başvurunun, Diyarbakır Valiliğine gönderilmesi ile Diyarbakır Valiliği Hukuk İşleri Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısında, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında başvurusunun bulunmadığının belirtilmesi üzerine uğradığı zararlarına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 613.802,00 TL) çalışma gücü kaybı, 12.326,70 TL tedavi masrafı ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinde, bu Kanun’un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1inci, 3üncü ve 4üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların Kanun kapsamında bulunmadığı hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu olayın meydana gelmesinde güvenlik hizmetinin yürütülmesinde idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunu doğuracak bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu terör olayına ilişkin maddi tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi tazminat isteminin ise genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, olayın oluş şekli dikkate alındığında, terör örgütü mensuplarınca kahvehaneye yapılan bombalı saldırıda atılan el yapımı bombayı veya ne olduğunu bilmediği bir cismi gördüğü esnada olay yerinden uzaklaşmak yerine bombayı / cismi eline alıp uzaklaştırmaya çalışması sonucu ortaya çıkan zarara davacının kendi eyleminin yol açtığı, davacının olay tarihinde 20 yaşında olduğu da göz önüne alındığında yaptığı eylemin sonucu öngörebilecek durumda olduğu, bu haliyle zarara kendi kastı ve kusuru ile sebebiyet verdiği sonucuna varılmaktadır.
Buna göre, maddi tazminat istemi yönünden, 5233 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararların Kanun kapsamı dışında olduğu hükmü gereği dava konusu olay sebebiyle meydana gelen maddi zarar Kanun kapsamında bulunmamaktadır. Manevi tazminat istemi yönünden ise, davacının tamamen kendi kusuru ile yol açtığı zarar sebebiyle genel hükümlere göre değerlendirilen manevi tazminat isteminin de şartları oluşmamıştır.
Bu itibarla, meydana gelen olayda, davacının kendi kasti / kusurlu davranışı nedeniyle yaralandığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen gerekçeli reddi, kısmen reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen gerekçeli reddi, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.