YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7895
KARAR NO : 2014/714
KARAR TARİHİ : 21.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/252357
MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2011
NUMARASI : 2010/225 (E) ve 2011/340 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, müşteki Erol’un kardeşi olduğu ve babaları olan müşteki Fikret ile birlikte işlettikleri … Fotoğrafçılık Limited şirketinde müdür olarak görev yaptığı sırada şirketin kazandığı tazminat alacağının 920.000 TL’sini şirkete intikal ettirmeyerek harcadığı ve bu harcamalarını belgelendiremediği şeklinde gerçekleşen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesi uyarınca belirlenen 5 gün adli para cezasının aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapıldıktan sonra 4 gün adli para cezası belirlenmesi gerekirken 3 gün adli para cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, atılı güveni kötüye kullanma suçunu babası olan katılan F.. S..’e karşı işlemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesinde öngörülen şahsi cezasızlık halinin bulunması karşısında, hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanığın katılan E.. S..’in kardeşi olduğu, katılan ile aynı konutta oturduğunun tespit edilmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 167/1. maddesine göre sanık hakkında ceza verilemeyeceği, aynı konutta oturmaması halinde ise, suçun aynı Kanunun 167/2. maddesine göre şikayete tabi olacağı ve cezada indirim yapılacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.