YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10889
KARAR NO : 2014/5388
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/265472
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2011
NUMARASI : 2010/483 (E) ve 2011/503 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, tanık Osman’ın çalıştığı işyerine sık sık gitmesi nedeni ile Osman ile tanıştığı, sanığın kendisini Türk Telekom A.Ş.’de çağrı personeli olarak tanıttığı, tanık Osman’a tanıdıklarından işi olmayanlar var mı diye sorduğu, tanığın da tanıdıklarından işi olmayan olduğunu söylediği ve katılanlar Harun ve Volkan ile müşteki Faruk’u sanık ile tanıştırdığı, sanığın katılanlar ve müştekiye, kendilerini Türk Telekom A.Ş.’de işe sokabileceğini, ancak bunun için kişi başı 750 TL ve gerekli evrakları alması gerektiğini söylediği, katılanların ve müştekinin kabul ederek sanığa parayı ve gerekli evrakları verdikleri, ancak sonrasında işe alınmadıkları ve sanığa verdikleri paraları ve evrakların da iade edilmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu
işlediğinin iddia edildiği olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için, öncelikle katılanların ve müştekinin yeniden dinlenip sanık tarafından aynı anda yanıltılıp yanıltılmadıklarının belirlenmesi ve sanık hakkındaki benzer eylemlere konu soruşturmalardaki mağdurların da aynı anda sanığın eylemine maruz kalıp kalmadıklarının araştırılıp, diğer mağdurlarla ilgili dolandırıcılık eylemlerinin bulunduğu dosyalar getirtilip incelenerek karara çıkmamış ise hukuki ve fiili irtibat varsa birleştirilmesi karara çıkmış ise dosya içine bırakılması sanığın hangi mağdurlardan topluca, hangi mağdurlardan farklı tarihlerde, ayrı ayrı para aldığının araştırılıp kesin surette belirlenmesinden sonra birden fazla mağdurun aynı anda yanıltılması eylemlerinin zincirleme şeklinde işlenmiş tek suçu oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.