Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21010 E. 2014/5399 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21010
KARAR NO : 2014/5399
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/279477
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2010
NUMARASI : 2008/763 (E) ve 2010/162 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan banka tarafından, keşidecisi E.. Tekstil olan çek defteri bastırıldığı, bu çek defterinin kurye ile keşideci firmaya gönderilirken kaybolduğu, bu çeklerden bir adetinin ele geçirilip 30.9.2005 keşide tarihli ve 4.400 TL bedelli düzenlendiği, söz konusu çekte keşide yerinin bulunmadığı, bu çekin sanık tarafından bir şekilde ele geçirilerek ve ciro edilerek kullanıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın suça konu çeki yaptığı ticari ilişki sonucunda aldığını beyan etmesi, sanığa çeki veren şahsın ise tanık Turgay olduğunun anlaşılması karşısında, hazırlıkta beyanı alınan söz konusu tanığın mahkeme tarafından yeminli olarak beyanının alınması gerekirken, dinlenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.