Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6556 E. 2014/720 K. 21.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6556
KARAR NO : 2014/720
KARAR TARİHİ : 21.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2007/220553
MAHKEMESİ : Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2007
NUMARASI : 2007/60 (E) ve 2007/176 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Sanığın, internette Bahar … kod adını kullarak site kurduğu, burada tanıştığı müştekiye isminin Sema olduğunu söyleyerek, bir bayan fotoğrafı gösterip mesaj atarak müştekiden hoşlandığını para karşılığı ilişki kurabileceği söyleyerek, verdiği telefon numarasından aramasını Oktay isimli birinin telefona çıkacağını belittiği, müşteki tarafından arandığında kendisini Oktay olarak tanıtıp Sakarya Devlet Hastanesi kantininde buluşma teklif ettiği, burada buluştuktan sonra temyiz dışı sanık Ramazan tarafından Sema isimli bayanın evi olduğu söylenerek bir adrese götürüldüğü, müştekinin bayanı görmeden para vermeyeceğini söylediği, şikayetçinin yaptığı araştırmada kendisine gösterilen adreste böyle bir bayanın olmadığını öğrenmesi üzerine sanıktan yeniden randevu isteyip polise haber verdiği, bu şekilde sanığın bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Somut olayda, sanığın, müşteki ile internet ortamında tanıştığı, bu aşamadaki hileli hareketlerle herhangi bir menfaat temin etmesinin söz konusu olmadığı, interneti sadece muhatapları ile bağlantı kurmak amacıyla kullandığı, bilahare müşteki ile hastahane kantininde buluştuğu ve sözde ilişki kuracağını bayanın adresi olarak bir yer göstermek suretiyle hileli söz ve davranışlarını sürdürerek menfaat sağlamaya çalıştığı, bu haliyle sübut bulan eylemin, TCK’nın 157/1. maddesinde belirtilen basit dolandırıcılığa teşebbüs suçunuoluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.