YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17925
KARAR NO : 2014/11087
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/170183
MAHKEMESİ : Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2009
NUMARASI : 2008/248 (E) ve 2009/634 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçi şirketin acentesi olarak çalıştığı, sanığa şikayetçi sigorta şirketince sigorta sözleşmesi yapmak ve prim tahsil etmek yetkisinin verildiği, sanığın bu yetkiye istinaden düzenlediği sigorta poliçeleri nedeni ile tahsil ettiği 25.000YTL tutarındaki primi şikayetçi sigorta firmasına aktarmayarak uhdesinde tuttuğu, bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, şikayetçi şirketin şikayet dilekçesinde belirttiği hususlar, acentelik sözleşmesi, hususi vekaletname, noterlikçe düzenlenmiş azilname, fesihname, ihtarname, muavin defteri, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında TCK’nın 155/2. maddesi uygulanırken hapis cezasının yanı sıra adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
2-Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi gereğince ceza ertelenen sanık hakkında denetim süresinin ne kadar olduğunun karar yerinde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.