Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16038 E. 2014/8009 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16038
KARAR NO : 2014/8009
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/105431
MAHKEMESİ : Ümraniye 4.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2009
NUMARASI : 2008/1467 (E) ve 2009/1279 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin iş makinesinin teslimine ilişkin ihtarnamenin tebliğ edildiği 18.01.2008 tarihinden üç gün sonrası, yani 21.01.2008 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 2006 yılı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, suça konu iş makinesini, katılan C… Finansal Kiralama Anonim Şirketi’nden Beyoğlu 24. Noterliğince düzenlenen, 23.06.2006 tarihli ve 20842 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ve böylece makinenin zilyedliğinin sanığa devredildiği; ancak sanığın, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kira bedellerini ödemediğinden temerrüde düşmesi üzerine kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen süresi içerisinde kira borçlarını ödemediği gibi iş makinesini de teslim etmeyerek zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı iş makinesinin aylık taksitlerini ödememesi üzerine, söz konusu borçlarını tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi, ödemediği takdirde finansal kiralama sözleşmesinin feshedileceği hususlarında gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın, söz konusu makineyi katılan şirkete teslim etmemesi karşısında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan vekilinin hüküm tarihinden sonra dosyaya sunduğu 02.03.2010 havale tarihli dilekçesinde iş makinesinin kendilerine teslim edildiğini, ancak zararlar kalemlerinin tümünün karşılanmadığını bildirmesi karşısında; sanığın suça konu iş makinesini ne zaman teslim ettiği, katılan şirketin zararının ne kadarını giderdiği araştırılarak, katılan şirket temsilcisine, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında, kısmi ödemeye rızasının bulunup bulunmadığının sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.