YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8569
KARAR NO : 2014/2699
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/337985
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2010
NUMARASI : 2007/33 (E) ve 2010/454 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tescil sahibi babası Şükrü olan ..plakalı otomobil ile Bakırköy Devlet Hastanesine muayene için gelen şikayetçinin, park yeri ararken, üzerinde Büyükşehir Belediyesi amblemi olan yağmurlukla yaklaşan, otoparkçı gibi davranan ve “…anahtarı üzerinde bırak, otoparkçıyım, çekerim…” diyen sanığın, aracı o halde teslim alıp, şikayetçinin hastaneye girmesinden de yararlanarak ortadan koybolması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmün gerekçesinde sübut bulan fiilin TCK’nın 155/1. maddesinde tanımlanan “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında TCK’nın 157/1. maddesinde tanımlanan “dolandırıcılık” suçundan uygulama yapılması suretiyle suç vasfı itibariyle çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de; suça konu otonun 10.01.2007 tarihi saat 01.40 sıralarında C…caddesi no:… önünde park halindeyken, üzerinde 10.12.2006 tarihi itibariyle çalıntı ihbarı bulunan araca ait … plakalar takılı vaziyette polis tarafından bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen, oluşa uygun düşmeyen “…üç gün kullandıktan sonra bir kenarda bıraktığı….” ibaresinin gerekçeye yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.