Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/18670 E. 2014/9476 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18670
KARAR NO : 2014/9476
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

Tebliğname No : 9 – 2011/332128
MAHKEMESİ : İzmir 5. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2011
NUMARASI : 2010/823 (E) ve 2011/356 (K)
SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun olay günü uyuşturucu madde kullanmak suçundan yaşı büyük arkadaşlarıyla polis merkezine getirildiği, burada taşkınlık yapması üzerine avukat odasına alındığında buradaki masanın ayaklarını ve vidalarını sökerek zarar verdiği iddia edilen somut olayda; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükme esas alınan 27/11/2010 tarihli “görgü ve tespit tutanağı” ile “tutanak” adı altındaki belgelerin mümzilerinin celp edilerek ifadelerine başvurulmaksızın bu belgelerin fotokopileri üzerinden hüküm tesis edilmesi,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7.maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
3-TCK’nın 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği hallerde aynı içeriği kapsayan 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının “aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” yaptırımına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.