YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18733
KARAR NO : 2014/10124
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2011/386467
MAHKEMESİ : Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi (İst. Anadolu 23. )
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 2010/325 (E) ve 2011/373 (K)
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
T….. A.Ş. ticari ünvanlı şirket adına tescilli 34 . plakalı otomobille içinde kız kardeşi ve babası da olduğu halde saat 09:15 sıralarında trafikte seyir halinde olan sürücü-sanığın; Çevre Yolları Trafik Ekipler Amirliğine bağlı olarak görev yaptığı bildirilen 56/538 (338) kod no’lu trafik ekibinin karayoluna döşediği söylenen plastik kuka nizamına uymadan geçmesi nedeniyle, görevlilerce durması istenmesine rağmen yola devam etmesi üzerine 56/612 kod no’lu şikayetçinin, kullandığı motorsikletle peşinden gidip onu Boğaziçi köprüsü gişelerine girmeden durdurarak anılan ekibin yanına geri getirmesi, görevlilerce evraklarının istenilmesi ve hakkında işlem yapılması sırasında kendisini oraya getiren (şikayetçi olduğu) şikayetçi-memur Bahadır ile
aralarında çıkan tartışmada ona “ … fazla konuşma, cezanı yaz lan … a… koyarım” gibi sözler sarfetmesi ve üzerine saldırıp, memura zimmetli telsize ait “yakamaykı ” denen aparatı koparıp, kullanılamaz hale getirmesi eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme” ve “hakaret” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanık ve kız kardeşi ile babası olan tanıklar Miray ile M. A. A.’nın aşamalardaki değişmez anlatımlarında genel olarak “… işlemin 56/538 (338) kod no’lu ekip tarafından yapılması öncesi ve sırasında şikayetçinin bağırıp-çağırması, Miray’ı iteklemesi … gibi görevle ilgili olmayan tutum ve davranışlar sergilemesi nedeniyle oluşan çekişme ortamında zarar verici ve tahkir edici bir eylemde bulunulmadığı, aksine memurun vurması ile oluşan mağduriyet nedeniyle şikayetçi olunulduğu…” beyanlarında bulunulması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak Üsküdar C. Başsavcılığının 2010/13180 soruşturma no’suna kaydedilen evrakın akıbetinin araştırılması, 56/538 (338) ve 56/612 kod no’lu ekiplerin kimlerden oluştuğunu da gösterir şekilde “görev nöbet çizelgelerinin” bağlı oldukları birimlerden istenmesi, sanık hakkında düzenlenen 02/06/2010 tarihli raporda; kat’i raporun adli hekimce verileceği bildirilmekle, bu husustaki eksikliğin 2010/13180 no’lu soruşturmada giderilmemiş ise giderilmesi, Bahaeddin Z. Ç. adlı memurun da, iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatıyla usulünce dinlenmesi, sanığın 02/06/2010 tarihli ifadesinde “… köprü kameralarının incelenmesi…” hususundaki talebi doğrultusunda (Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğünün 22/02/2011 tarihli cevabi yazısı da dikkate alınarak) yapılması gereken inceleme sonuçlarının dosyaya intikalinin sağlanması, tanıklar Miray ve M. A. anlatımlarının “tarafsız olamayacağı” yönündeki kabulün objektif verilere dayalı gerekçesinin ortaya konulması, 02/06/2010 tarihli “olay yeri inceleme ve tespit tutanağı” içeriğine göre “mayk” denen el kullanma cihazının “yerinde olmadığı ” , “koptuğu” tespitinde bulunulmuş olmakla sözkonusu hasar gördüğü ileri sürülen aparatın nerede olduğunun öğrenilmesi, sözkonusu aparatın taraflar arasında vukubulan arbede sırasında bağlantı yerinden kolaylıkla çıkabilecek niteliği olup olmadığının üzerinde durulması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.