YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21553
KARAR NO : 2014/7974
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/339060
MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2010
NUMARASI : 2009/463 (E) ve 2010/146 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Katılan kooperatifin personeli olarak çalışan sanığın, işten ayrılmadan 3 gün önce tanık S.. B..‘tan kooperatif adına aldığı 700 TL’yi uhdesinde tutarak bunun 500 TL’sini Mart ayı maaşına karşılık kendisine ayırıp, kişisel harcamalarında kullandıktan sonra kalan 200 TL’sini daha önceden kendisi adına bankadan çekilen ve müşteki L.. E..’a teslim edilen 4.000 TL kredinin taksidi olarak bankaya yatırdığı, yine işten ayrılmadan bir gün önce katılan kooperatif tarafından Denizli Demirçelik Şirketi’ne verilmek üzere yanına aldığı ve her biri 700 TL bedelli toplam 5 adet bonoyu da alarak kooperatif kayıtlarına yansıtmadığı ve üzerinde tuttuğunun iddia edildiği somut olayda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62/3. maddesine göre, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarının hüküm altına alındığı dikkate alınarak ve eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde öngörülen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.