YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18761
KARAR NO : 2014/9066
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2011/402461
MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2010
NUMARASI : 2010/755 (E) ve 2010/896 (K)
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların F. Media ve San. Ltd. Şti. yetkilisi olarak reklam panosu asmak konusunda Silivri ilçesi Selimpaşa mahallesi arap tepe mevkiinde bulunan gayrimenkul sahibi H. H. isimli şahısla kira sözleşmesi yaptıkları, daha sonra H. H. isimli şahsın söz konusu gayrimenkulu katılana sattığı, yapılan reklam panosu asılması konusundaki sözleşmenin tapuya şerh verilmediği, bu nedenle katılanın da söz konusu sözleşmeden haberdar olmadığı, gayri menkul üzerindeki reklam panosu ile ilgili olarak reklam sahibi şirketle temasa geçmesine rağmen gerekli bildirimlerin yapılmadığı, bunun üzerine gayrimenkul sahibi olan katılanın kendisine ait gayrimenkul üzerine kendi firmasının reklam panosunu yaptığı, sanıkların bunun üzerine sözleşmeye dayanarak kendi haklarını kendileri almaya çalışarak katılana ait reklam panosunu yerinden sökmek suretiyle zarar verdiklerinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların kendilerince haklılıklarını savunmak için mahkemeye müracaatlarının mümkün olmasına rağmen, kendi haklarını korumaya çalışarak katılana zarar vermeleri ve TCK’nın 25/1. maddesinde meşru müdafaa hali için aranan başkaca koruma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kendisini kurtarmak koşulunun olayda mevcut olmadığı gözetilmeden, meşru savunmanın varlığının kabul edilerek yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.