Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18584 E. 2014/4113 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18584
KARAR NO : 2014/4113
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/293139
MAHKEMESİ : Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2010
NUMARASI : 2009/217 (E) ve 2010/281 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait Ş.. Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti’de pazarlama müdürü olarak çalıştığı ve şirkete ait tıbbi malzemelerin pazarlamasını ve tahsilat işlerini yaptığı, müşterilerden tahsil ettiği paraları şirkete vermeyerek uhdesinde tuttuğu gibi şirkete ait 1.590 TL değerindeki malzemeyi Ö.. S.. adındaki müşteriye teslim etmediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın tahsil ettiği paraları, şirket muhasebecisine teslim ettiğini, paraların teslimi sırasında tutanak düzenlenmediğini, makbuz kesilmediğini, şirketin muhasebecisi olan tanık M.. S..’ın sanığın tahsil ettiği kendisine teslim ettiğini, teslim esnasında herhangi bir makbuz veya bir tutanak düzenlenmediğini, kendisinin veya sanığın imzasının alınmadığını ancak sanığın getirdiği paraları şirketin kasa defterine işlediğini, kasa defterinde hangi müşterilere ait ne kadar para getirildiğinin yazılı olduğunu beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; suç dönemini kapsayacak şekilde yapılan tahsilatlara ilişkin şirket kayıt ve belgeleri ile kasa defteri üzerinde alanında uzman bilirkişi heyetine yaptırılacak inceleme ile yapılan tahsilatlarla firma kayıtlarının uyumlu olup olmadığı, sanığın iddia edildiği üzere tahsilat yapıp şirkete aktarıp aktarmadığının kesin olarak araştırılıp tespitinden sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.