YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14028
KARAR NO : 2014/17773
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/194756
Mala zarar verme suçundan şüpheli E.. Ö.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/11/2013 tarihli ve 2013/115204 soruşturma, 2013/64631 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/01/2014 tarihli ve 2014/135 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/05/2014 tarih ve 2014/9468/32539 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/05/2014 tarih ve 2014/194756 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki Z. Y. Ö.’ın 10/09/2013 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde şüpheli E. O.’ün kendisine ait olan duvarı yıktığım ve duvar taşlarının bir kısmını kullandığını bir kısmını da kamyona yükleyip götürdüğünü belirttiği, şüphelinin üzerine atılı eylemlerin mala zarar verme ve hırsızlık suçları olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin eyleminin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda herhangi bir soruşturma yapılmaksızın sadece mala zarar verme eyleminden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/01/2014 tarih ve 2014/135 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 03/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.