Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22217 E. 2014/8015 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22217
KARAR NO : 2014/8015
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/262152
MAHKEMESİ : İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/03/2010
NUMARASI : 2009/76 (E) ve 2010/95 (K)
SUÇ : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. Olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın, Urla ilçesi, Zeytineli Köyü, Alaşar mevkinde tavuk çiftliğinin bulunduğu, bu yerin bölgedeki kar yağışı nedeniyle daha önceden çatısının çöktüğü, sanığın da bu olay meydana geldikten sonra söz konusu yeri 25.01.2006 tarihinde katılan şirkete 3500.00695217.0000 numaralı sigorta poliçesiyle sigortalattırdığı ve 27.01.2006 tarihinde katılan kuruma müracaatta bulunarak gerçek olmadığı halde gece yağan yoğun kar ve kuvvetli fırtına nedeniyle tavuk çiftliğinin çatısının çöktüğünü bildirerek sigorta hasar bedelini talep ettiği, ancak 28.01.2006 tarihinde olay yerinde eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda bölgedeki kar yağışının daha önceden olduğu ve çatının da daha önceden yıkıldığının tespit edilmesi üzerine katılan sigorta şirketi tarafından sanığa ödeme yapılmadığının iddia edildiği olayda,
Sanığa ait tavuk çiftliğinin çatısında oluşan çökme ile ilgili olarak kolluk güçleri tarafından 02.02.2006 tarihinde tanzim edilen tutanak altında imzaları bulunan tutanak müzmilerinin olayla ilgili tanık sıfatıyla ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınarak, tutanaktaki tarih ile aynı olayla ilgili olarak düzenlenen krokideki olay tarihinin neden farklı olduğunun tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden,eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.