YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14034
KARAR NO : 2014/17779
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/193834
Mala zarar verme suçundan sanık T.. P..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62. Maddelerinin iki kez uygulanması ile ayrı ayrı 2000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2008 tarihli ve 2008/43 esas, 2008/618 sayılı kararı sonrasında sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2007 tarih ve 2008/43 esas, 2008/618 sayılı ek kararı ile reddine ilişkin itirazın reddine dair mercii Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/10/2009 tarihli ve 2009/762 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.05.2014 tarih ve 2014/9938/34228 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2014 tarih ve 2014/193834 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın, yargılamanın yenilenmesi talebi aynı mahkemece reddedilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3 üncü maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz.” şeklindeki düzenlemeyle aynı Kanun’un 318/1 inci maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin, yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan mahkeme hakiminin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07/10/2009 tarih ve 2009/762 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 03/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.