YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7298
KARAR NO : 2014/952
KARAR TARİHİ : 22.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/337467
MAHKEMESİ : Kartal 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/10/2010
NUMARASI : 2009/1716 (E) ve 2010/1193 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın telefon kulubesine iş ilanı yapıştırdığı ve bu ilandaki numarayı arayan müştekilerle buluşarak kendisini K. G.. olarak tanıttığı, müştekilerden fotoğraf, nüfus cüzdanı fotokopisi ve ayrıca sağlık raporu almak için 100’er TL para talep ettiği, İ.. A.. dışındaki müştekilerin sanığa 100’er TL para verdiği, İ.. A..’un vereceği parayı almak için yeniden buluştukları, müştekilerin sanıktan şüphelenmesi ve kimlik sormaları üzerine sanığın yanında kimliğinin olmadığını beyan ettiği, müştekilerin çalışacakları inşaat alanını göstermelerini istemesi üzerine burayı da gösteremediği ve müştekileri oyaladığı, müştekilerin olay yerine polis çağırarak sanığı yakalattıklarının iddia edildiği somut olayda; katılanların iş ilanını görerek kendisini K. G.. olarak tanıtan sanıkla buluştuk, sanık bize iş ayarlayacağını söyleyerek bizden 100’er TL istedi, ona istediği parayı, kimlik fotokopilerimizi ve fotoğraflarımızı verdik, şeklinde beyanda bulunmaları karşısında; sanığın katılanlar ile aynı anda birlikte görüştüğü anlaşılmakla, eylemin teselsül eden tek bir dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden her müşteki için ayrı ayrı ceza tayin edilerek fazla ceza tayini, anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kabule göre;
Hapis cezaları alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezalarına esas alınması gereken tam gün sayılarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.