Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14033 E. 2014/17784 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14033
KARAR NO : 2014/17784
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

Tebliğname No : KYB – 2014/193858

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler H.. K.. ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/11/2013 tarihli ve 2013/61644 soruşturma, 2013/30201 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/01/2014 tarihli ve 2014/61 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.05.2014 tarih ve 2014/9878/34159 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2014 tarih ve 2014/193858 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelilerin dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin şikayet dilekçesi üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, müştekinin dilekçesinde geçen iddialara ilişkin araştırma yapması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/01/2014 tarih ve 2014/61 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 03/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.