YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7425
KARAR NO : 2014/812
KARAR TARİHİ : 22.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/329750
MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/03/2010
NUMARASI : 2009/891 (E) ve 2010/192 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanın komşusunun evine giderek burada büyü bozduğunu söylediği, müştekinin komşusunun kocası ile arasını düzeltmek için 17 parça altına ihtiyacı olduğunu söylediği, katılanın da kendisinde altınlar olduğunu söyleyerek evine gidip 4 adet çeyrek altın ve bir adet altın seti alıp getirerek, sanığa teslim ettiği, sanığın bu altınları bir bez parçasının içerisine sarmalarını istediği, katılanın da altınları bir bez parçasının içerisine sararak sanığa teslim ettiği, sanığın bezi eline alarak gizlice içerisindeki altınlanı kendi üzerine aldığı, ardından bez parçasını kilidi bulunan bir odaya koymalarını söylediği, katılan ve yanındakilerin bez parçasını bir odaya koydukları, odanın anahtarını sanığa verdikleri, sanığın odayı kilitlediği, iki saat boyunca odayı açmamalarını söyleyerek oradan ayrılıp gittiği, giderken de katılan ve yanındakilere farkettirmeden söz konusu odanın anahtarını yanında götürdüğü, müştekinin bir süre sonra merak edip altınlara baktığında, altınların yerinde olmadığını, sanık tarafından götürülmüş olduğunu farkettiği, sanığın üzerine atılı suçu bu şekilde işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son madde hükmü uyarınca sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.