Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/396 E. 2014/14385 K. 10.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/396
KARAR NO : 2014/14385
KARAR TARİHİ : 10.09.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/10341
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2010
NUMARASI : 2010/76 (E) ve 2010/469 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların, katılan I.. A..’nin acentesi olan Ö.. Sigorta şirketinin yetkilisi oldukları,katılan şirkete ödemeleri gereken 13.552,00 TL tutarındaki primleri ödemeyerek üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; katılan şirket vekilinin, “katılan şirketin acentası olan Ö.. Sigorta Ltd. Şti’nin yetkilisi olan sanıkların, 2007 yılı Nisan ayı ile 2008 yılı Mayıs ayı arasında tahsil ettikleri sigorta primlerini katılan şirkete ödemediklerini”, sanıkların ise “sözkonusu poliçelerin kredi kartı ile kesildiğini, bedelinin tahsil edilemediğini ve iptali için katılan şirkete başvurulduğunu ancak yanlış poliçelerin iptal edildiğini” beyan etmeleri; ayrıca bilirkişi raporunda katılanın iddia ettiği borçlara ilişkin rejistro ve cari hesap ekstrelerinin, borcların hangi aylara ilişkin olduğunun, sanıkların acentalıklarına ne zaman son verildiğinin, şirkette teminat olup olmadığının bilinmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; iddia ve savunma beyanlarının doğruluğunun tespiti açısından, eksik belgelerin tamamlanarak, katılanın ve sanıkların yetkilisi olduğu şirketlere ait tüm defter ve belgeler üzerinde usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.