YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18739
KARAR NO : 2014/11406
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/210268
MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2010
NUMARASI : 2008/584 (E) ve 2010/44 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müşteki Z.. Ş..’e ait kimlik bilgilerinin bulunduğu nüfus cüzdanı üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle, müşteki adına 2 adet cep telefonu hattı aldığının ve bu hatlardan yapılan görüşmeler üzerine düzenlenen faturaları ödemeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin kamu kurumunun maddi varlığı olan nüfus cüzdanı kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ve aynı kanunun 207. maddesinde düzenlenen “Özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin
takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.