YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18717
KARAR NO : 2014/11416
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/168613
MAHKEMESİ : Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2009
NUMARASI : 2008/270 (E) ve 2009/300 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre basit dolandırıcılık)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kontinent Tekstil Elektronik Sanal Mağaza İşletmeleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketine bağlı olan ve sanığın yetkilisi olduğu .. adlı internet sitesinden bulaşık makinesi siparişi veren katılanın, ürünün değeri olan 439 TL parayı, 12 taksit halinde söz konusu şirket hesabına internet üzerinden ödediği; ancak vermiş olduğu ürün siparişinin anılan şirket tarafından iptal edilerek katılana gönderilmemesine rağmen ürünün ilk taksitinin şirket tarafından katılana iade edilmemek suretiyle haksız menfaat temin edildiğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanığın yetkilisi olduğu ve ticaret gazetesinde tescil ve ilan edilen Kontinent Tekstil Elektronik Sanal Mağaza İşletmeleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin internet üzerindeki mağazasında satılmak üzere ilan ettiği bulaşık makinesinin katılan tarafından satın alınarak ödemesinin de kredi kartı ile sanal ortamda gerçekleştirildiği, söz konusu ürün siparişinin katılan tarafından 16.04.2008 tarihinde verildiği; ilk taksiti kredi kartından ve internet üzerinden ödenen ürünün siparişinin 09.05.2008 tarihinde iptal edilmesinden sonra ürünün katılana gönderilmediği, katılan tarafından ödenen paranın da aynı tarihte iade edilmediği anlaşılmış ise de; hukuka uygun bir şekilde kurulan şirketin yetkilisi olan sanık ile katılan ile arasında ticari bir alışverişe istinaden yapılan bir sözleşmenin bulunduğu, sanığın bu sözleşmeye aykırı davranma dışında dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine ilişkin somut ve kesin bir delil elde edilemediği, sanığın yargılama aşamasında alınan ifadesinde; katılanın sipariş verdiği ürünü, banka hesaplarının bloke edilmesinden dolayı gönderemediğini; ancak katılan tarafından yapılan ödemenin banka tarafından iade edildiğini savunduğu, Türkiye Ekonomi Bankasının 08.07.2009 tarihli yazısından da görüleceği üzere; katılanın ödediği 439 TL paranın ödeme yapılan kredi kartı hamiline iade edildiğinin belirtildiği, katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde; ürünün internet yoluyla kendisine satılması aşamasında kendisine yönelik gerçekleşen herhangi bir hileli hareketlerden bahsetmediği, sadece ödediği paranın kendisine iade edilmediğinden bahisle şikayetçi olduğu ve ürün siparişinin şirket tarafından iptal edilmesinden sonra katılan tarafından ödenen paranın iade edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın suç kastıyla hareket ettiğine veya katılana yönelik hileli hareketler sergileyerek haksız menfaat temin ettiğine yönelik somut ve inandırıcı delillerin elde edilemediği gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.