YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15721
KARAR NO : 2014/7736
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/129667
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2009
NUMARASI : 2009/1138 (E) ve 2009/1003 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanığın, şikayetçi M.. G..’ün yanına yaklaştığı ve Emrullah Efendi İlköğretim Okulun’da öğretmen olup isminin Mustafa olduğunu, bir öğretmen arkadaşının tayininin çıktığını, bahse konu arkadaşının 4 adet kuzusu bulunup birisini kendisinin satın aldığını, diğer 3 kuzuyu uygun fiyattan satmak istediğini, alıp alamayacağını sorduğu, şikayetçinin de kuzuları tanesi 75 TL den almayı kabul ettiği, şikayetçinin oğlu olan Gökhan’a telefon açarak 225 TL para getirmesini söylediği, Gökhan’ın para ile birlikte olay yerine geldiği, hep birlikte arabaya binip kuzuları almaya gittikleri, şikayetçi Mehmet’in cezaevi civarında araçtan indiği ve oğlu Gökhan’a “sen kuzuları alır gelirsin” dediği, sanığın Gökhan’a “kuzular bu arabaya sığmaz, sen parayı bana ver, ben kuzuları getiririm” diye söylediği, Gökhan’ın da sanığa güvenerek 225 TL yi verdiği, sanığın araçtan inip gittiği ve bir daha geri gelmediği anlaşılmakla,
Şikayetçi Mehmet ve Gökhan’ın mahkeme aşamasındaki beyanlarında, sanığın aldığı paranın oğlu tarafından ödendiğinin, zararın giderildiğini ve şikayetçilerin bu nedenle şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmeleri karşısında, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükmünün sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.