YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2208
KARAR NO : 2014/17874
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Tebliğname No : 14 – 2011/390701
MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/03/2011
NUMARASI : 2009/168 (E) ve 2011/240 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Marmara Caddesi üzerinde bulunan Özel Sahakyan Nunyan Ermeni Lisesi bahçesinde top oynayan şikâyetçilerin yanına giderek onlara Fenerbahçe kulübü paf takımı kaptanı olduğunu, isterlerse kendilerini bu takıma alabileceğini ve Namık Sevik stadında düzenlenecek turnuvalara sokabileceğini, yalnızca form doldurulması gerektiğini söylediği, şikâyetçilerin kabul etmesi üzerine onlarla birlikte Namık Sevik stadına doğru yürümeye başladığı, stadın önünde bulunan Hacı Hamza Mektep sokağının başına geldiklerinde ise, şikâyetçilere “Sizin ilk önce kondisyonunuzu görmem gerekiyor” dediği ve bir hedef göstererek şikayetçilerin oraya doğru koşmalarını istediği, koşu sırasında düşürmemeleri için de değerli eşyalarını ve cep telefonlarını bırakmalarını telkin ettiği, bunun üzerine şikayetçilerden Nazaret’in Samsung E 250 model cep telefonu ile 50 TL parasını, Rupen’in cep telefonu ile kimliğini, Corc’un Nokia N 70 model cep telefonu ile 140 TL’sini, Harun’un Samsung E 250 model cep telefonu ile anahtarlığını aldığı ve şikayetçilerin uzaklaştığını görerek yanına bırakılan eşyalarla birlikte kaçtığının iddia edildiği olayda;
Soruşturma aşamasında şikayetçi Nazaret tarafından yapılmış olan teşhisin yeterli olması ve vermiş olduğu adreste bulunamaması nedeniyle yapılan her türlü araştırmaya rağmen şikayetçiye ulaşılamaması karşısında, bu yönlerden bozma talep eden tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, kondisyonlarını görmek istediğini söylemek suretiyle şikâyetçileri koşturmadan önce değerli eşyalarını almak suretiyle aynı anda menfaat elde etmesi karşısında, dolandırıcılık suçunun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında bir kez ceza verilip 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde şikâyetçi sayısınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.